İşte yılın yine o malum zamanı geldi! “Bu domatesse diğerleri ne?” diye kendinize soracağınız lezzet bombası köy domateslerimizin hasatına bu hafta itibariyle başlıyoruz.
Kendi halinde çok lezzetli bir ürün olduğu için bu tarfite amacımız sadece o değerli lezzetleri ön plana çıkaracak çok basit işlemler yapmak. Alt tarafı domates, ne tarifi olacak demeyin, bu minik dokunuşlarla büyük farklar yaratabilirsiniz.
Köy Domatesi (1-2 kişilik)
- 1-2 adet köy domatesi
- Bir tutam reyhan veya fesleğen
- Zeytinyağı
- Balsamik Sirke
- Kaya tuzu
-
İlk olarak domateslerinizin istenilen olgunluk seviyesine geldiğinden ancak yumuşamaya başlamadığından emin olun. Yumuşayan kısımlar var ise bu kısımları ayırıp yemeklerde kullanabilirsiniz. Domatesler oda sıcaklığında lezzetlenmeye devam eder. Bu nedenle olgunlaşma süreci tamamlanmadan buzdolabına kesinlikle koymayın. Tam olgunlaştıktan sonra bile mümkünse buzdolabında saklamayın; serin ve karanlık bir yerde muhafaza edin. Buzdolabı domatesin dokusunu ve aromasını hissedilir şekilde bozar.
-
Bu domates çeşidi düzensiz şekillere sahip olduğu için sap kısımlarının temizlenmesi ve doğrama işlemi diğer domateslere göre biraz daha zahmetlidir. Bu nedenle elinizi kesmemeye özen göstererek yıkadığınız domateslerinizi yaklaşık yarım santim genişliğinde, hilal formunda dilimleyin.
-
Domates dilimlerini genişçe bir tabağa istediğiniz şekilde yayarak dizin.
-
Bir miktar reyhan veya fesleğen yaprağını elinizle parçalayarak tabağınızı renklendirin.
-
Üzerlerine hafifçe balsamik sirke ve zeytinyağı gezdirin. Dikkatli olun, bu noktada ayarını kaçırmamak önemli. Yoksa domatesin lezzetini baskılayıp, kendileri çok ön plana çıkabilir.
-
Son olarak iri taneli bir kaya veya deniz tuzu (benim tercihim Maldon Tuz) ile son dokunuşunuzu yapın. Unutmayın tuz domatesin içindeki doğal glutamatı daha belirgin hale getirir. Bu da domatese has olan umami lezzetinin çok daha yoğun hale gelmesini sağlar. Ayrıca tuz domatesin içindeki suyu emerek aroma bileşiklerini de serbest bırakır ve lezzeti belirgin şekilde arttırır.
Benim için yılın en anlamlı günlerinden biri ilk domatesimizi dalından koparıp bu basit tarifi hazırladığım gün oluyor. Sadece lezzet anlamında değil, aynı zamanda aylarca ilmek ilmek işlenen bir yetiştirme sürecinin elle tutulur bir meyvesi olması bakımından da çok değerli bir an.
Hasat sezonu bittikten sonra ise bir sonraki hasata kadar adeta “taze domates orucu”na giriyor ve bir sonraki sezonu beklemeye başlıyorum. Açıkçası beklenilen o süre de lezzeti bir o kadar arttırıyor. Eminim siz de bu lezzete bir kez alıştıktan sonra başka bir domates yemekte çok zorlanacaksınız.