Organik tarım yolculuğumuzda en çok merak edilen ve bazen yanlış bilgilere maruz kalan konulardan biri, de hiç şüphesiz "organik tarımda neler kullanılabilir?" sorusudur. Çoğunuzun aklında, "Acaba organik ürünler gerçekten kimyasalsız mı üretiliyor, yoksa birazcık ilaç mı var?" gibi şüpheler dolaşıyor. Bu hafta, bu kafa karışıklığını gidermek için konuyu en yalın haliyle ele alalım.
Öncelikle resmi çerçeveyi hatırlatarak başlayalım; Türkiye'de organik tarımda kullanılabilecek girdiler, 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ve bağlı yönetmeliğin ek listelerinde tanımlı kurallara göre yürütülmektedir. Bu listelerde yer almayan hiçbir girdi asla kullanılamaz ve kullanıldığı takdirde ciddi yaptırımlar devreye girer. Organik tarım yapan herkes, bu listeleri inceleyip girdileri tanımak zorundadır. Ama tüketi olarak korkmayın, teknik detaylara boğulmadan, günlük dilde anlatayım size.
Organik tarımın altın kuralı gayet basit: Kullanılan hiçbir şey sentetik olamaz! Yani, "organik tarımda da az ilaç kullanılır" gibi yaygın dedikodular tamamen yanlıştır. Konvansiyonel tarımda 1000'den fazla sentetik kimyasal serbestken, organik tarımda girdiler doğanın bize sundukları ile kısıtlıdır ve bunların 4 temel kaynağı vardır: bitkisel, hayvansal, bakteriyel veya madensel. Bu fark, organik ile konvansiyonel tarımı birbirinden ayıran en net çizgidir.
Peki bu doğal girdiler neler mi? Gelin örneklerle açıklayayım:
Daha örnek verebileceğimiz bu gibi yüzlerce girdi organik tarımda kullanılmaktadır. Ancak özet olarak anlaşılması gereken şey bu girdilerin asla sentetik veya insan sağlığına zararlı olamayacağıdır. Ayrıca kullanılan her türlü girdinin sertifika kuruluşuna öncesinde haber verilmesi ve onay alınması gerekmektedir. Kendi çiftliğimizde yıllardır bu doğal yardımcılarla çalışıyor ve çok iyi sonuçlar alıyoruz. Sentetik kimyasallara "hayır" derken, doğanın sunduğu bu doğal araçlarla "evet" diyoruz.